İktisat eğitimi ülkemizde geç başlamış bir eğitim dalıdır. Bu gecikme yalnızca bize mahsus değildir. Avrupa’da da diğer disiplinlere göre iktisadın bir bilim haline gelmesi ve kurumsallaşması daha sonradır.
Cumhuriyet döneminin başında var olan iktisat eğitiminin yetersizliğini göz önünde bulunduran Yeni Cumhuriyet, modern iktisat ve ticaret eğitimi almış insan kaynağına ihtiyaç duymaktaydı. Bazı ilim adamları iktisadi hayatımızın geri kalmışlığını iktisat eğitimin yetersizliğine bağlamaktaydı. Aynı yıllarda İsmail Hüsrev Tokin yazılarında iktisat derslerinin Hukuk Fakültesi bünyesinde yer almasını eleştirerek iktisadi konu ve olayların çözümü için ayrı bir fakülte açarak iktisat eğitiminin verilmesi gereği üzerinde durmuştur. İktisat Fakültesi’nin kurulmasını zaruri kılan nedenlerden bazıları şöyle sıralanabilir:
- İktisatla ilgili dersler, Hukuk fakültelerinde de ikinci derece ağırlıkla yer almaktadır.
- Derslerin zorunlu değil seçmeli olması nedeniyle İktisat profesörleri de bu derslerde detaya girememekte, sadece temel noktalar üzerinde durabilmektedir.
- İktisat ve hukukun ayrı okutulmasının bir gereği de bu iki disiplinin metodolojilerindeki farklılıktır.
- Ülkenin iktisadi bünyesinin oldukça değişmiş olması, devletin ihtiyacı olan elemanların iktisadi bilgilerle donatılarak yetiştirilmesi gerekliliği.
- İktisatla ilgili konuların yoğunlaşmış olması, iktisadi eğitim veren yerlere ihtiyaç duyulmasını da beraberinde getirmiştir.
İstanbul Üniversitesi için hazırlanan 11 Ekim 1934 tarihli talimatnamenin birinci maddesinde üniversiteye bağlı olarak, Tıp, Hukuk, Edebiyat ve Fen Fakülteleri mevcuttur. Bu tarihte İktisat Fakültesi, fakülteler arasında yer almamıştır. Ancak Hukuk Fakültesine bağlı İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü tarafından iktisat eğitimi verilmeye çalışılmıştır. Ancak Enstitü’nün verdiği iktisat eğitimin ileri sınıflara gelmiş öğrenci ve mezunlar için bir yıllık kurs niteliğinde olması, ders ve seminerleri takip eden öğrencilerin alt yapısı oluşturulmadığından, dersleri kavrayamaması ve diğer nedenlerden dolayı İktisat Fakültesi kurulması sürecini hızlandırmıştır.
İktisat Fakültesi, İstanbul Üniversitesi’ni oluşturan Fakülteler arasına, Maarif Vekilliği’nin 2 Aralık 1936 Tarih ve 3492 sayılı resmi gazetede yayınlanarak İktisat Fakültesi’nin kurulması kesinleşmiştir.
İktisat Fakültesi 4 Şubat 1937 tarihinde eğitim-öğretime başlamıştır. İstanbul Üniversitesi Rektörü Ord. Prof. Dr. Cemil Birsel, yaptığı açılış konuşmasında iktisadın önemini veciz bir cümleyle dile getirmiştir.
“Görmekteyiz ki, milletlerin yükselişi de, düşüşü de iktisada bağlıdır” sözü bugün de çok önemlidir.
4 Şubat 1937 tarihinde açılan Fakültemiz, diğer fakülte ve yüksekokullardan gelerek ilk birinci sınıfı teşkil eden öğrenciler 1939-1940 senesinde İktisat Fakültesi’nden mezun olmuşlardır.
İktisat Fakültesi’nin öğretim kadrosunun bir kısmını da başta Almanya olmak üzere Avrupa’dan gelen yabancı hocalar teşkil etmiştir.
1936-1943 Yıllarında Görev Yapan Öğretim Kadrosu |
| Ünvan |
Adı Soyadı |
| Ord. Prof.Dr. |
Ömer Celal Sarc |
| Ord. Prof.Dr. |
Wilhelm Ropke |
| Ord. Prof.Dr. |
Gerhard Kessler |
| Ord. Prof.Dr. |
Joseph Dobretsberger |
| Ord. Prof.Dr. |
Umberto Ricci |
| Ord. Prof.Dr. |
Şükrü Baban |
| Ord. Prof.Dr. |
Fritz Neumark |
| Ord. Prof.Dr. |
Alexander Rustow |
| Ord. Prof.Dr. |
İbrahim Fazıl Pelin |
| Ord. Prof.Dr. |
Alfred Isaac |
| Prof. Dr. |
Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu |
| Prof. Dr. |
Ömer Lütfi Barkan |
| Prof. Dr. |
Refii Şükrü Sulva |
İktisat Fakültesine ilk öğrenci kaydı 14 Ocak 1937’de yapılmıştır. İlköğretim yılı olan bu tarihte, 106’sı erkek 14’ü kız toplam 120 kişi kayıt yaptırmıştır. Kaydı yapılan ilk öğrenci Muhittin Altınus’dur. Bu öğrenciler İktisat Fakültesi eğitimine başladığı tarihte, Yüksek Ticaret Mektebi ve Hukuk Fakültesi’nden nakil yaptırmışlardır.
1940 Haziran’ında ilk mezunlarını veren Fakülte’den 4’ü kız, 11’,i erkek olmak üzere 15 kişi mezun olmuştur.
Fakülte’nin ilk mezunu 1 No’lu diploma ile Adnan Altay Özbek, 2 No’lu diploma ile ilk kız mezunu Fatma Zehra Bereket’tir.
|