|
|
İKTİSATLILAR’IN TİYATROSU: KARINCALAR TİYATRO TOPLULUĞU
(KATİT)
|
|
|
Karıncalar Tiyatro Topluluğu üniversite yıllarında edindikleri teatral bilgi, tecrübe ve geleneği mezuniyet sonrasında da devam ettirmek isteyen tiyatro gönüllüsü “iktisatlı”ların kurmuş olduğu bir amatör tiyatro topluluğudur. İktisat Fakültesi Mezunları tarafından oluşturulan topluluk bankacı, yayıncı, araştırma görevlisi, gazeteci gibi farklı meslekten kişilerden oluşmaktadır.
Köklerini, İstanbul Üniversitesi’nin tiyatro kulübü, “İstanbul İktisat Sahnesi”nden alan topluluk, çalışmalarını halen Cemiyet’te sürdürmektedir. İFMC’nin aynı zamanda kültür sanat komisyonu olarak faaliyetlerini yürütmeye çalışan topluluğumuz, çeşitli sanatsal birlikteliklere İktisat Fakültesi mezunlarının katılımını sağlamanın önemine inanmaktadır.
Topluluğumuzun temeli, geçtiğimiz sene yitirdiğimiz sevgili hocamız Prof. Dr. Türkel Minibaş’ın danışmanlığında, 1998’de İstanbul İktisat Fakültesi’nde kurulan, fakültenin ilk kulüplerinden İstanbul İktisat Sahnesi’ne dayanmaktadır. Karıncalar Tiyatro Topluluğu olarak, mezuniyet sonrasında tiyatro yapmaya devam etme kararımız İFMC’nin bize kapılarını açmasıyla hayata geçmiştir. Böylece bir yandan, üniversite yılları boyunca edinilen entelektüel ve teatral bilgi birikimini kesintiye uğramadan devam ettirme olanağı bulmuş, diğer yandan sahnelediğimiz oyunlar vasıtasıyla Cemiyet çatısı altında diğer mezunlara ulaşma imkânını yakalamış olduk.
|
|
|
|
|
Topluluğumuz bugüne kadar üç oyun sergilemiştir. Bunlardan ilki Dario Fo ve Franca Rame’nin kadın oyunlarından derlediğimiz ve beş farklı kadının hikayesini anlatan “Hepimiz Aynıyız” adlı kolaj çalışması, ikincisi Jerzy Kosinski’nin “Bir Yerde” isimli romanından etkilenerek ortaya çıkartılan ve çeşitli güncellemelerle dünya konjonktürüne uyarlanan “Bitkiler ve İnsanlar”, üçüncü ve son oyunumuz ise genç bir kızın hayatı çerçevesinde bir dönemin zihinlerde canlandırılmaya çalışıldığı “Naz Kızın Öyküsü”dür
|
|
Hepimiz Aynıyız, sınıfsal çatışmalardan, üretim ilişkilerine, cinsel baskılardan cinsiyet ayrımcılığına varan sorunlar yelpazesinde çeşitli kimlikleri tartışmaya çabalayan bir oyundur. Birbirlerinden her alanda ayrı duran farklı yaşamların farklı süreçlerini yaşayan ve tüm bu farklılıklar içerisinde tek ortaklıkları “kadın olmak” olan kimlikler göz önüne serilmeye çalışılır. |
Bitkiler ve İnsanlar’da bahçıvanlıktan başka hiçbir becerisi olmayan bir kişinin tesadüfler sonucu dünyadaki karar alıcı organların merkezini oluşturduğunu görürüz. Böylelikle bahçıvanın hayattaki tek uğraşı olan “bitkiler” ile ilgili söylediği her bir söz, ironik bir biçimde, “insanlar” hakkında alınan kararlarda bizzat bu organlar tarafından kaynak gösterilir. Çok genel anlamıyla Amerikan kültürünü savaş karşıtı bir noktadan eleştiren oyunda projeksiyon cihazından yansıyan görüntüleri izleyen seyirci aslında oyunun gerçek hayatta yaşananların bir yansıması olduğunu fark eder. |
|
 |
Geçtiğimiz sezon oynanan Naz Kızın Öyküsü topluluğun çok sevdiği Cem Karaca şarkısı Safinaz’dan yola çıkarak kaleme aldığı ve sahneye koyduğu bir oyundur. Grubun kendi tiyatro metnini yazma çabasının bir ürünü olan oyun 70’lerin İstanbul’unda, bir kapıcı ailesinin penceresinden bol müzikli bir Türkiye öyküsü anlatır. Oyunun başkişisinin, bir genç kızın yaşamı etrafında Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık ederiz. Bu tanıklık aynı zamanda heyecanları, acıları, hayalleri ve umutlarıyla kendi kendini büyüten bir genç kızın ‘kadınlık’ yolculuğudur. Unuttuklarımızı yeniden hatırlatmak için sahneye konan oyun, Safinaz’ın değişimini gösterirken, Türkiye panoramasını 80 darbesine kadar gözler önüne sermektedir. |
KATİT, teatral ve estetik kaygıların yanı sıra oyunlarında yaşadığımız dünyaya farklı bir yerden bakmaya çalışarak yoluna yeni projelerle devam etmektedir. |
|